25 Aralık 2012 Salı

Oğluşumun ilk park keyfi

Oğluşum bu akşam annesi,babası, dedesi ve anneannesi ile yemeğe gitti. Küçük beyfendi masaya yemekler gelir gelmez yattığı yerden fırladı. Kocaman bir ekmek parçasını eline verdik bir süre sonra sıkıldı ve masaya daha yakın olmak istedi. Babası da kucağına aldı. Ama bizim paşamız bu akşam ne kadar büyüdüğünü ispatladı. Masada ne var ne yok hepsini elledi. O da yetmedi örtüyü çektiği gibi sıyırdı ve hoopp her şey aşağıya düşüverdi. Meğer benim paşam ne kadar da büyümüşde kuvvetlenmiş. Sonrasında ise babası ile ilk kez park keyfi yaptı. Herşeyi elleyip ısırmaya çalıştı. Gün geçtikçe o kadar tatlılaşıyor ki anlatamam. Bal böceğim.....









15 Aralık 2012 Cumartesi

        Uzun süredir yazamadım. Zavallı Demir'im hayatının ilk hastalığı ile karşılaştı. Bir haftadır burnu akıyor, öksürüyor. Bir de dişler zorluyor. Hepsi üst üste geldi. Geceleri uyku düzenimiz bozuldu. Sabaha karşı 4 lerde 5 lerde uyanıp yatağımızda bir o yana bir bu yana dönüp duruyoruz. Bu arada yeni şeyler de öğrendi. Gel gel yaptığımda ellerini öne atıp gelmeye çalışıyor. Oyuncaklarını uzattığımda havada kapıyor. 

     Ek gıdalarda yeni şeylere başladık. Kemik çorbası, Etli sebze çorbası, kahvaltı... Ama malesef yoğurt yiyemiyor. Doktor inek sütünü hazmedemediğini söyledi. Bir süre yoğurt yiyemeyecekmiş. Anne sütü aldığı için sorun olmaz dedi. Bakalım kilomuz, boyumuz yerinde.. Bir de şu hastalıktan kurtulsak herşey daha güzel olacak.....






      

28 Kasım 2012 Çarşamba

Bebek Bakım Odası

         Bu aralar alışveriş merkezlerinde Demir'i emzirmek kabusa dönüştü. Odalar tek kişilik olmadığı için tam emzirmeye başlıyorum ,odaya biri giriyor ve bizim küçük bey bırakıyor emmeyi.Başlıyor onları seyretmeye... sonra dakikalarca uğraşıyorum ama nafile sonunda pes edip odadan çıkıyorum. İki adım atıyorum ve başlıyor memem de memem... (bu aralar acıktığında memem memem diye bağırıyor) Tekrar odaya dön, tekrar emzirmeye uğraş, bizim Demir görsün birilerini bıraksın memeyi... Of of tam bir kabus... 


          Pazar günü onun yüzünden alışveriş yapamadım. Babasına bırakıp şöyle rahat rahat bir alışveriş yapım dedim ama nerde... Tam bir mağazaya girmişim, güzel birşeyler beğenmişim, kabine girip deneyeceğim babamızdan  bir telefon. "Gel oğlun acıktı.." Eee haliyle herşeyi bırakıp onun yanına koşuyorum o ise odaya kim girmiş, kim çıkmış onunla ilgileniyor. Keşke bu bebek bakım odalarını tek kişilik yapsalardı. Bebekler bu dönemlerinde çok meraklı olurlarmış, herşeyi incelemek isterlermiş. Bazen evde bile emzirirken durup suratımın ifadesine bakıyor.. Anlaşılan biz de böyle meraklı Demir ile bebek bakım odalarında mücadele edip duracağız.....


21 Kasım 2012 Çarşamba

Geri geri emeklerkene


Demirim komik bir videosunu paylaşmak istedim. Oyun halısına koymuştum ve oyun oynuyordu. Mutfakta iş yapıyordum bir ara odaya gelip Demir'e bakayım dedim. Baktım  ki halıda yok aklım çıktı nereye gitti bu çocuk diye. Meğer bizim yaramaz ayaklarını kullanarak sırt üstü emeklemeyi öğrenmiş ve sehpanın altına girmiş. Hemen tekrar halıya koydum ve emeklerken videoya çektim. O kadar komik bir hali vardı ki izlemeye değer.....



20 Kasım 2012 Salı

Demir Bebiş konuşurken

Bu aralar Demirim anlamlı sesler çıkarmaya başladı. Mesela acıktığı zaman mamam diye ağlıyor. Arada anni,meme,baba gibi sesler çıkarıyor. Aslında bebekler tam da 6.ayında böyle sesler çıkarmaya başlarlarmış ve de konuşulan çoğu kelimeleri hafızalarına kaydederlermiş. Her gün yeni bir şey yapıyor. Bugün de mama sandalyesinde otururken eline ne oyuncak verdiysem hepsini yere attı ve de nereye düştüklerine baktı. Ben verdim o attı, o attı ben verdim. Anlaşılan bu oyundan çok zevk aldı. He bir de artık oyuncaklarımızı tanımaya başladı. Elini uzatıp öle bir kapışı var ki ballı lokma gibi. Bebeğim her geçen gün yudum yudum büyüyor ve bende mutluluktan havalara uçuyorum....

8 Kasım 2012 Perşembe



Ay Ay Demirim
Mayıs 2012










Haziran 2012


























Temmuz 2012



 Ağustos 2012


Eylül 2012



Ekim 2012




















7 Kasım 2012 Çarşamba



Ek Gıda Faciamız

Benim sevgili oğluşum acemi ve heyecanlı annesi yüzünden hastanelik oldu. Meğerse oğlum az kalsın mide fesatı geçirecekmiş. Küçücük midesine nasıl yüklendiysem zavallıcık mahvolmuş. Bende ne güzel hepsini sevdi ve yedi diye mutlu olmuştum. Ek gıdalara başlarken benim yaptığım gibi hepsine birden yüklenmemek gerekiyormuş. Her yeni gıda 1 hafta boyunca azar azar verilecekmiş. 3 hafta sonunda bebeğin 3 ek gıdası olacakmış. Ben hepsini bir günde verdim üstüne üstlük banyo yaptırdım ki bu banyo kısmı çok tehlikeliymiş. Zavallıcık akşam saat 8 gibi bir uyandı soğuk soğuk terlemiş, yüzü bembeyaz kucağıma bir aldım nasıl kusuyor. Yani 5-6 kere kustu. Sonra kaka yaptı. Eğer kaka yapmasaymış besin zehirlenmesi olurmuş. Panikle doktorumu aradım ama cep telefonu kapalıydı. Beni yanlış yönlendirdi. Zaten o kadar hızlı anlattı ki kafam karıştı. Ne kadar ek gıda vermeliyim dediğimde 1 tane elma, 1 kase yoğurt, 1 kase çorba dedi hatta çorbaya et koy dedi. Bu dediklerini 1 yaşındaki çocuklar bile yemiyorlarmış. Hastanede nöbetçi doktor ne yapmam gerektiğini tane tane anlattı ve emzir dedi. Anne sütü bebeğe antibiyotik etkisi yapıyormuş. Bebişim 2 saat sonra kendine geldi.


 Annem ile telefonda konuşurken doktor 1 tane elma yedir dedi dedim. Bana kızdı 1 yaşındaki çocuklar bile yemiyor sakın yedirme sen beni dinle dedi. Yok ya ben annemi dinlermiyim kadın 5 çocuk doğurmuş yılların tecrübesi var, ama yok ben doktorun dediğini yaptım ve Demirim hastanelik oldu. Demekki neymiş anneler daima haklıymış. Sonuç olarak doktorumu da değiştirdim. 10 gün ek gıdalara ara verdik. Gerçi Demir'imde de kabahat var. Hadi annen acemi ne yaptığını bilmiyor sen ne diye her verilen şeyi hevesle yiyorsun. Meğerse bebekler doyduklarını anlamazlarmış o yüzden bu ek gıda konusu çok önemli. Sakın benim yaptığımı yapmayın.


Vee bir anne baba için çocuğunun sağlıklı  mutlu olması kadar güzel bir şey olamaz. O güzel yüzleri hep gülsün ve hiç kimsenin bebişi hastalanmasın.